M. Tarik's profileSin28's spacePhotosBlogLists Tools Help
 

Blog


    June 14

    şiirlerim....

    Ağlamak İstersin

    Kalbin gözlerinden dışarı fışkırır
    sevgi ve nefret bir yerde sıkışır
    tutulur boğazın yutkunamazsın
    ağlamak istersin ağlayamazsın

    sevmeyi bilmeyenleri sevince
    ellerin soğuk ellere değince
    titremeyen dudakları öpünce
    ağlamak istersin ağlayamazsın

    Tokattan ağır söcükler işitince
    söylemek istediklerini, ansızın yutarsın
    arsız yüzler yüzüne ekşiyince
    ağlamak istersin ağlayamazsın
     
    Anlık Aşklar Vardır

    Anlık aşklar vardır
    adım adım izleyerek
    gelip geçer yanınızdan
    gözlerini öyle derine sokarki
    isteksiz bir zincir kopar yüreğinizden

    Anlık aşklar vardır
    bir otobüs durağında
    tanımadığınız birini yolcu ederken
    kendini sahipsiz hisseder yüreğiniz
    bakana kadar otobüsün arka camından

    Anlık aşklar vardır
    ansızın esiri olunca bir güzele boyun eğmenin
    saniyeleri dakikalara bölerken yüreğiniz
    bilmediğiniz bir kızın gözlerine bakarak tadını çıkarır

    Anlık aşklar vardır
    beilrsiz bir zamanda
    herhangi bir köşe başında yakalayan bizi
    ve bilirsiniz birdaha çıkarsa karşınıza tanıyamayaçağınızı
    ve bilirsiniz birdaha aynı gözlere bakamayacağınızı

    Anlık aşklar vardır
    vatanda beklerken sevgilinizi
    bir kırmızı ışıkta yanınızdan geçer
    geri döner ayaklarınız geldiğiniz son kapıyı çalana kadar...
     
     
    Ben Değildim
    Söylemek isterdim sana
    isyan etti, en güzel kelimelerle yazdığım satırlar
    birbir anlattılar dertlerini, beni bağladılar
    yanyana geldiler en kötü sözlerle seni uğurladılar
    ben değildim, satırlar isyan etti sana

    söylemek isterdim snaa
    haykırdı, en güzel duygularla yazdığım şiiler
    kale oldular sana, silahlar: kalemler
    bir düzen içinde seni bana öldürttüler
    ben değildim şiirler vurdu sana

    söylemek istedim
    düğümlendi, ismini hep andığım dudaklarım
    söylemek istediklerimden ayrı patladı, ağladım
    böyle severken seni, karşıydı tüm varlığım
    ben değildim, kalbimden geçenlerdi sana
     
    Birgün Gelecek

    birgün gelecek karşıma çıkacaksın
    yalanlarınla ve sebebsiz sövmelerinle arkamadan..
    tüm bunlara rağmen beni gösterecek parmakların.
    yanacak cellat gözlerin karşısında haklı vucudum
    çünkü ben sessiz kalacağım kocaman bir yürekle sana..
     
    Deli Kız

    deli kız sevmek nedir bilir misin
    topraktan bir bedeni yakıp kavurmak nedir bilir misin
    deli kız ağladın mı sevdim dedin de
    deli kız aldın mı kalbini parmaklarının arasında sorguya
    sevdim demek ne demek bildin mi deli kız

    sevipte giderken rahat gitmek midir
    sevipte başkaısını ağlatmamak mıdır
    deli kız yakmakmıdır sevmek yanmak mı?
    deli kız sen hiç ağladın mı kalbini kaybedince?
    deli kız yanmak nedir bildin mi?

    deli kız kömür gözlerini sakla
    deli kız sevmek nedir bilmeden bir daha sakın bakma
    deli kız yakma yanma sadece ağla
    ağla ki aksın kalbinden zehir dolu güzelliğin
     
     
    kim Bilir
    Kim bilir kaçıncı sevgilinizimdir
    belki adımı defterinizin arkasındaki
    sevgililer listesinin sonuna kazımışınızdıe
    kimlibilir kaçınçı öptüğünüzümdür
    çatlamış dudaklarınızın kaçıncı sürttüğü kişi
    bazen direniyor beynim sizin kalbinizin çok geniş olduğuna
    daha kaç kişi alaçak olduğunu hesaplıyor parmaklarım
    yoksa benimle beraber sığmıyormu parmaklarınız ellerinize
    arkadaş muhabetlernizde adım geçiyor mu çok sorunlu biri olarak
    yoksa içinizdemi hallediyorsunuz benim büyük sorunlarımı
    övünerek mi anlatırsınız hiç bilmem öptüğünüz vakit
    bir erkeğin dudaklarını
    dokundurunca bacaklarını bacaklarınıza
    esir mi bırakır vücudunuz sizi deryalara
    ne kadar düşündünüz bir gemi olarak
    hangi limanın kucağına oturacağınızı
    veya yelgenli mi geminiz..
    bazen düşünüyorum hangimiz daha değerliyiz
    siz mi yoksa ben mi
    siz benim ilk sevgilim oldunuz
    ilk şiirimin ismi
    ilk öptüğüm kişi
    ne kadar göreceli olsada size göre değerlilik kavramı
    eğer sizseniz kusara bakmayın sizin gibi olamadım...
    Hayal Sevgilim

    Sessiz çığlıklarıydın parçalayan kulaklarımı
    bir boşlukta oluşurdu üryan vücudun
    şehvetli bir kadın gibi yoklardı ellerin
    seni arardı çoklu mekanlarda gözlerim
    kıskanırdı bende seni yeni sevgilim
    kıskanırdın bir güzele baksa gözlerim
    hayal sevgilim yoktu senden güzeli

    Kimse yokken sen okşardın saçımı
    rüzgar olup silerdin akan yaşımı
    ne zaman kalabalığa karışsa bakışlarım
    kaçar giderdi gölgen yanımdan
    zaten zamanla ayrıldık birbirimizden
    sende ararken arzularımı; dünyam değişti
    bir kızın ellerinde buldum aynı sıçaklığı
    hayal sevgilim kimse senin gibi değişmedi gözümde

    Gittikçe koptu benden gidip gelen karanlığın
    geceleri arzularımı anlatırken sana
    bir kıza mektup yazar buldum kendimi
    kimse senin kadar masum ve sadık kalmadı
    anlatsam içimdekileri itiraz etti
    büründüremedim bir türlü onu sana
    hayalim oldum ancak, temizliğinle bende kaldın

    Nasıl baksam öyle gördüm seni
    kazmak kolay bir hayali
    kaybetmek yıkardı tüm benliğimi
    hayal sevgilim senden başka kimse anlamadı beni
    hayalim benim siyah saçlı bebeğim
    kimse senin gibi kollarına almadı beni

     
     
    Sen Yanımdayken Ben

    Bir durgunluk sarıyor ruhumu
    kalemim her anı yansıtmak istiyor mısralara
    anlıyorum parmaklarımın ucundan başlayarak kavrulduğumu
    yaklaştıkça bana daha çok hasret biniyor omuzlara

    bulutlar ayaklarıma kadar iniyor
    bir boşlukta hissediyorum kendimi
    zaman bozuk kum saati gibi akıyor
    dokununça dudağın yanaklarıma
    hatırlamayorum hiç bu kadar içtiğimi

    sen yanımdayken ben başkalığı tadıyorum
    sımsıcak esen rüzgar o zaman giriyor pencereden
    ayrı bir nefes alıyorum ta içten
    nasıl değiştiğimi ben bile bilmiyorum....
     
    Nöbetin Tuttu Gene

    Nöbetin tuttu gene
    durgunlaştım, ellerim gözlerime uzandı
    sakladım bende kalan varlığını
    daldım bir boşluğa
    dudaklarım lanet okurken
    gözlerim gel diye yalvarıyor sana
    sesi kesilmiş yüreğimin
    aşk ile nefret arasında sıkışıp kalmış öylece
    nöbetin tuttu gene

    Her gelen sen
    her giden sen
    bir hayal kuruyorum
    bir şiir yazıyorum
    bir resim çiziyorum
    bir gül kokluyorum sen

    Kurudu dudaklarım
    türkü gibi okurken seni
    ve tüketirken senli muhabbetlerde nefesimi
    tufan oldu sözcükler gözlerimde
    ağlattın sen yine beni
    nöbetin tuttu gene

    Yalnızlığım artık karartırken içimi
    saçlarımı okşayan ellerin geldi aklıma
    durup bakmak istesem yüzüne
    binlerce isyan çıkar ağzımdan
    hissetmek için ellerini doyasıya
    çevirdim yüzümü boşluk tarafa
    korkuyorum bir kez daha kaybetmeye seni
    korkuyorum bir hayalini daha kaçırmaya yanımdan
    nöbetin tuttu gene

    Sıkıldım
    sensiz seninle ettiğim sohbetlerden
    sensiz okşadığım saçlarından
    ayrılık ne gerektiriyorsa artık
    unutulmak ve unutmak gibilerinden
    ve bencillik çarpacaksa gözlerime
    hayalleri ben kurduysam ve benim için ise sadece
    sensizde yaşıyorsam hiç usanmadan
    seni unutuyorum
    nöbetim tuttu
    gururdan öte....

    Unutuldu

    neydi duygularım gördüğümde seni nasıl çarpardı kalbim
    gözlerim donardı gözlerinde sevmiştim herşeyden çok
    bir yaz akşamına kadar ağlamıştım ansızın duran kalbimle durdu sevgim
    şiirlerimi bir tarafa seni bir tarafa attım
    hatıralar bir ağaçın yapraklarını dökmesi gibi günden güne unutuldu
    sen unutuldun ben unutuldum bıraktığım parktaki genç aşık unutuldu
    bir yağmur yağdı yaz unutuldu....
    Suç Sizi Kullananda

    Kim baktı gözlerine, usulca
    yaralayan kimdi kanatlarından sevdayı
    zincirlenmiş düşünçelierin, zayıf halkasından kopunca
    kime hesap vereceksin bu insafsız yapıyı

    bırak kopan kopsun şiirlerden
    varsa ayrılık herşeyin sonunda
    tutma ellerinden, zarar verme gözyaşlarına
    kırılma git sözcüğü, ayrılık sen değilsin

    sönmüş dudaklarda parlayan bir kelime
    sahipsiz sevdaların en mutlu anı
    bir bak aynalarda kendine
    yakalayamazsın bu deli zamanı

    iki sevgilinin arasına çekilen sıra dağlar
    iki ayrı evrende ağlayan sözcükler
    vicdansız dudaklardan çıkan siz iseniz
    suç sizi kullanandadır....
    Yanlış Nerede

    ERKEK
    sığsaydı kalbime sevgin
    çıkarırmıydım hiç dudaklarımdan
    başımı ellerim arasına alıp ağlamasaydım
    bakarmıydı gözlerinin içine gözlerim

    inanma sen gerçek olana
    kapılır giderim gözlerindeki yalana
    kendime gelirdim birgün eğer
    bir daha gösterme gözlerini bana

    KIZ
    yalan yazmış, yalanları okumuşum meğer
    soğukmuş ellerim, donukmuş gözlerim
    sende farklı değilmişsin meğer
    hepsi gibi seni de unutacakmış kalbim

    git, nefret etmeyeyim senden
    baktığımda birşeyler hatırlayayım o eski günlerden
    yalan söylüyor gözlerim yalan söylüyor dudakların
    nasılda kanmışım, haydi, git..

    ERKEK
    hergün daha uzağa gitti gözlerin
    umursamaz bir tavırla yürüdün yanımda
    biz küs sevgilileriydik aynı sokakların
    her akşam sağnak yağmurlar düşerdi yanaklarıma

    karardı gözlerim, gölgen odamda
    bir hayal daha söndü gecenin karanlığında
    ellerin üsütünü beyaz bir bezle örttü
    kana boyandı gecem ve dünyam döndü

    KIZ
    sahipsiz bıraktın bu sevdayı
    soğuk bir rüzgarla moraran dudakları çatlamış
    sonsuzluğa giden diye adlandırdık bu edayı
    bizden başka duyan olmamış

    zamanında geldin, herşey boştu benim için
    gözlerinde ayrı bir aşk vardı
    yanılmışım üzgünüm senin için
    zamanında geldin, zamanında git

    ERKEK
    git mi? nasıl yaparım bunu
    gözlerin hala beni izliyor
    sus mu? ben değil kalbim haykırıyor
    seviyorum nasıl saklarım bunu

    KIZ
    söz bir daha bakmayacağım
    söylemem gerekenleri yutacağım
    şimdi yapmamız lazım
    şimdi git seni temiz kalbinle anayım